10 Eylül 2019 Salı

MARİE LU - WİLDCARD / KİTAP YORUMU

Herkese Merhaba ❤

Eylül ayının ilk yazısı bir kitap yorumu olsun istedim. Aslında bu tarz yorumları sistemli bir şekilde yapmak istiyorum. Haftanın belirli bir günü ürün tanıtımı, kitap yorumu, film önerisi şeklinde yazıyı paylaşmak istiyorum ama maalesef pek mümkün olmuyor. Biraz daha karışık bir şekilde devam edelim belki ilerde düzene oturtabilirim. Bugün size Wildcard kitabı ile geldim. Serinin ilk kitabı Warcross'un yorumunu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

MAVİNİN HER BİR TONU

TANITIM 

Her şey mümkün. Bu sefer hayatları pahasına bir oyun başlıyor. 
Emika Chen, Warcross şampiyonası'ndan sağ çıkmayı zar zor başarmıştı.Artık Hideo'nıun yeni Nörolink algoritmasının ardındaki gerçeği bildiğinden, bir zamanlar hayranlık duyduğu, kendi tarafında olduğunu sandığı kişiye güvenemiyordu.
Hideo'nun planlarını durdurmak için Emika ve Anka Süvarileri bir araya gelecekti. Fakat bilmedikleri bir şey vardı: Tokyo'nun neon ışıklı sokaklarını tehdit eden yeni bir tehlikeyle karşılaşacaklardı. Birileri Emika'nın başına ödül koymuştu ve Emika'nın hayatta kalmak için tek şansı Sıfır ve acımasız Kara Zırhlardı. Ancak Emika, Sıfır'ın aslında göründüğü gibi biri olmadığını çok geçmeden fark edecek ve koruması altına girmenin bir bedeli olacağını öğrenecekti. 
Bir ihanet zincirinin ortasında, özgür iradenin geleceği tehlike altındayken Emika, sevdiği adamı durdurmak için ne kadar ileri gidecekti?

MAVİNİN HER BİR TONU

YORUM 

Seri kitaplarını yorumlarken nedense biraz zorlanıyorum. Ne yazarsam yazayım spoiler olacağı için biraz daha dikkatli davranmam gerekiyor.  Bu kitap, Warcorss'a göre biraz daha durgundu. Tabi bu kitabın kötü veya sıkıcı olduğunu göstermez. İlk kitapta yani Warcorss'ta yeni bir dünyaya girmenin heyecanını ve o sanal alemin, hayal dünyamı zorlayan gücünü çok sevmişim. Bu yüzden sanırım bu kitaptan da beni şok edecek şeyler bekledim. Ancak kitap biraz yavaş ilerledi. Genelde bütün sayfaları Emika Chen karakterinin bir karar vermesini bekleyerek okudum. Bu konuda kendisine biraz sinir olmuş olabilirim. Marie Lu bizi bu kitabında da hız kesmeden maceradan maceraya sürüklüyor. Kitapta en çok anka süvarilerini sevdim. Zaten olay genel olarak onların etrafında dönüyor. Bu yüzden bana karakter sayısı az geldi. Sıfır'ı ise garip bir şekilde sevdim. Aslında Kara Zırhlara çalışmasına rağmen insanı etkileyen bir tarafı vardı. Kitabın ilk sayları yine gizem dolu olsa da dediğim gibi biraz durgundu. 

MAVİNİN HER BİR TONU

Hideo ve Emika arasındaki ilişkinin biraz daha yoğun olmasını beklerken bu kitapta beklediğimi bulamadım. Warcross ve Wildcard kitaplarını zihnimde canlandırmak istediğimde genel olarak Warcross sahneleri aklıma geliyor. Wildcard'ın sadece son sayfaları zihnimde yer edinmiş durumda. Kitabın bu konuda hakkını yiyemem ilk sayfalar ne kadar durgun ilerlese de son 100 sayfa da tempo ciddi bir şekilde artıyordu. Sırların çözüldüğü, olaylarının akışının değiştiği ve karar anının geldiği çok güzel bir 100 sayfa okudum. Ancak burada da rahatsız olduğum bir şey vardı. Maalesef kitabın sonunu sevemedim. Beklentim çok daha farklıydı. Bu yüzden son bende biraz hayal kırıklığı yarattı. Tabi herkesin aklındaki son başkadır. Bu yüzden kötü bir sondu diyemem. Sadece beklentimi karşılamadı ve bir türlü içime sindiremedim. Bana göre böyle harika bir kurgunun çok daha çarpıcı bir sona ihtiyacı vardı. Genel olarak seriyi çok beğendim. Marie Lu beni bambaşka bir dünya ile tanıştırdı ve çok keyif alarak okudum. Kitapların ikisi de kurgu ve akıcılık olarak çok başarılıydı. 
Bu seriyi okuduğum için ve yazarın kalemi ile tanışabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Sizde bu seriyi mutlaka okumalısınız. Alın, aldırın ^^


Sevgiyle Kalın ❤


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder